:: Başlığı Görüntüle - İtiraf edilemeyen yaygın bir sorun: dışkı kaçırma .
 İtiraf edilemeyen yaygın bir sorun: dışkı kaçırma .
MEGAN
Forum Ana Sayfası » Genel Cinsel Sorunlar
Alıntıyla Cevap Ver

Moderatör
Moderatör

Kayıt: Jun 20, 2008
Mesajlar: 765


Offline
İtiraf edilemeyen yaygın bir sorun: dışkı kaçırma . - Sal Mar 02, 2010 6:18 pm

75 yaş üzeri nüfusta her yüz kişiden 13'ünün ortak sorunu olan gaita kaçırma, en az idrar kaçırma kadar yaygın görülen bir sağlık problemi. Hastaların önemli bir bölümü utandıkları için durumu yakın çevrelerine bile anlatamıyor.

Ülkemizde tüm nüfusun yüzde 3.3'ü ve 75 yaş üzeri her 100 kişiden 13'ünün dışkı (gaita) kaçırma sorunu var.

Dışkı kaçırma sorununun, idrar kaçırma kadar rahat ifade edilemediğini ancak en az onun kadar yaygın olduğunu ifade eden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Kliniği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Bor, "Bu sorun tedavisi mümkün olmakla birlikte stres uyandıran, ne yazık ki sıklıkla gizlenen, hekime veya yakın çevreye dahi anlatılamayan bir utanç kaynağıdır. Sosyal yaşamı kısıtlar. En sık nedeni doğumda ortaya çıkan sorunlar olduğundan kadınlarda daha fazla rastlanır. Ayrıca fiziksel sınırlılık bulunanlarda, ileri yaşta, genel sağlık durumu bozuk olanlarda da sıktır" diyor.

Üç şekilde görülüyor:

Pasif: Gaz veya gaitanın (dışkı) istemsiz ve hissedilmeden kaçırılması.

Acil (ani dışkılama gereksinimi): Dışkı tutulmak istense de başarılamamasından kaynalanır. Makat kasları bozukluğu, ishal veya kalın barsak son kısmının kapasitesinin azalması nedeniyle oluşabilir.

Sızdırma: Gaita sızıntısı (iç çamaşırının kirlenmesi) fakat bununla birlikte normal boşaltma vardır. Tamamlanamamış, yetersiz dışkılama ve/veya yetersiz dışkılama duyumundan kaynaklanır.

Tanı:

Kalın barsakların son kısmının incelenmesi (rektosigmoidoskopi) ve manometri, anal ultrason, elektromiyografi gibi bazı teknikler tanıya yardımcı olur.

TEDAVİ BAŞARISI YÜKSEK

Gaita kaçırmada tedavi başarısının yüzde 70'lere yaklaştığını belirten Prof. Dr. Serhat Bor, "Öncelikle kilonuzu kontrol edin, aşırı kilo makat kaslarınıza fazla yük getirecektir. Daha sonra bazı egzersizlerin ve ardından da güven duyma yaklaşımının izlenmesi önerilir" diyor.

Dışkı tutma egzersizleri:

Makat kaslarınızı güçlendirmek için 3 aşamalı bir egzersiz uygulamanız gerekiyor:

1) Otururken, ayakta veya yatarken dizlerinizi ayırın. Makat kaslarınızı kasabildiğiniz kadar kasın, yukarı çekin. Sıkılı durumda 5 saniye tutun, 10 saniye gevşetin 5 kere tekrarlayın.

2) İkinci aşamada makat kaslarınızı en fazla sıkabildiğinizin yarısı kadar sıkın ve ne kadar sıkılı tutabildiğinizi ölçün; 10 saniye gevşetin. 5 kere tekrarlayın.

3) Üçüncü aşamada kaslarınızı kasabildiğiniz kadar hızlı ve güçlüce sıkın ve gevşetin. Bunu yoruluncaya kadar kaç defa yaptığınızı sayın. 5 defa tekrarlayın. Kaslarınız güçlendikçe 5 saniyeden daha fazla sıkabildiğinizi ve daha fazla sayıda yorulmadan hızlıca sıkabildiğinizi hissedeceksiniz.
Egzersizlerin makat kaslarını güçlendirmesinin zaman alacağına dikkat çeken Prof. Dr. Serhat Bor, "Kaslarınızın yeterli derecede güçlü olabilmesi için bu egzersizleri aylarca yapmanız gerekecektir. Kaslarınız güçlendikçe egzersiz kolaylaşacaktır" diyor.

Kendine güven egzersizleri:

Gaita kaçırmanın tedavisinde makat kaslarının güçlendirilmesi kadar kişinin kendine güven egzersizlerini düzenli yapması da büyük önem taşıyor. Bu egzersizler de şöyle yapılıyor: Dışkılama ihtiyacı hissettiğinizde, tuvalete oturun ve dışkılamadan önce bir dakika bekleyin.

Zamanla bu süreyi önce 5, sonra 10 dakikaya çıkarın. (Yanınıza gazete, dergi vs almanız bu zamanı geçirmekte yardımcı olabilir). Bunu başardıktan sonra artık yatak odasında oturup bekleyebilirsiniz. Kaslarınız güçlendikçe 10 dakikadan daha fazla süre dışkınızı tutabilecek ve daha güvende hissedeceksiniz. Tuvalet ile aranızdaki mesafeyi artırın. Böylece kendinize güveniniz artacaktır.

Telefonla randevu alabilirsiniz

Ülkemizin gaita kaçırma konusunda özelleşmiş ilk ve tek tedavi birimi, Ege Üniversitesi Gastroenteroloji Kliniği bünyesinde hastalara hizmet veriyor. Hekimler, hemşireler, teknisyenlerden oluşan konusunda uzmanlaşmış büyük bir ekip tarafından yürütülen tedavilerde ulaşılan başarı oranı yüzde 70'lere varıyor.

Randevu sistemi ile çalışan birime ulaşmak için 390 34 76, dahili 118 numaralı telefonu aramak yeterli.

Düzensiz adet ihmale gelmez

Düzensiz adet gören kadının mutlaka bir uzman tarafından muayene edilmesi ve durumunun etraflıca değerlendirilmesi gerekir. İhmal edilen düzensiz adet, erken tanıyla tedavi edilebilecek birçok hastalığın kalıcı olarak yerleşmesine neden olabilir

Üreme çağında olan bir kadında ortalama 28 günde bir tekrar eden sürece "adet döngüsü" adı verilir. Adet döngüsü; son adet tarihinin ilk gününden bir sonraki adet tarihinin ilk gününe kadar geçen zamanı ve bu zaman içinde kadın vücudunda gerçekleşen olayları ifade eder. Bir adet döngüsü genellikle 28 gün sürmekle birlikte 21-35 gün arası da normal sayılmaktadır.

Adet kanamaları ortalama 4 gün boyunca sürer, 1 ve 7 gün arası süren kanamalar da normal kabul edilir. Sağlıklı her kadında adet kanamaları ergenlik dönemine geçişle başlar ve vücudun artık yumurta hücresi üretmediği menopoz dönemine kadar devam eder. Bu zaman dilimi içinde gebelik dönemi ve emzirme boyunca kanamalar geçici bir şekilde duraklar.

Sağlıklı adet görmeyi; 21-35 gün aralıklarla, ortalama 2-7 gün arasında süren, kanamanın başlangıçta az olduğu sonra artarak tepe noktaya vardığı ve sonunda tekrar azalarak bittiği bir durum olarak tanımlayabiliriz.

Neden adet kanaması olur?

İki adet kanamasının ilk günleri arasında kalan ve döngünün amacı rahimi gebeliğe hazırlamaktır. Bu döngünün düzenli olarak işlemesine hem fizyolojik hem de ruhsal süreçler katkıda bulunur: Her adet kanamasının ilk gününde beyinde bulunan hipofiz adlı salgı bezinden salgılanan bir hormonun etkisiyle yumurtalıklardan birinin içinde bir yumurta hücresi olgunlaşmaya ve östrojen hormonu üretmeye başlar.

Bu hormon rahim iç tabakasının kalınlaşmasından ve gebelik için ön hazırlıkların tamamlanmasından sorumludur. 14 gün süren bu kalınlaşma döneminde yumurta hücresi etrafında sıvı birikimi olur ve yumurtalık yüzeyinde yaklaşık 18-20 mm. çapında içi sıvı dolu olan ve folikül adı verilen sıvı kesesi ortaya çıkar. Bu olaylar esnasında hipofizden salgılanan diğer bir hormonun kanda seviyesi belli bir aşamaya yükseldiğinde bu gelişen folikül çatlar ve içindeki olgunlaşmış yumurta hücresi serbest kalır. Bu hücre Fallop tüpü içine girerek burada ilerlemeye başlar. Fallop tüpü içinde yumurta hücresi bir sperm hücresiyle karşılaşır ve döllenme gerçekleşirse gebelik başlar.

Yumurtlama gerçekleştikten hemen sonra kanda östrojen hormonuna ek olarak progesteron hormonu da yükselmeye başlar. Bu hormon rahim iç tabakasını döllenen yumurtanın yerleşmesi ve gebeliğin devam etmesi için uygun hale getirir ve bir anlamda östrojen hormonunun burada yaptığı ön hazırlıkları tamamlar. Gebelik oluşmazsa kanda hormon seviyelerinin düşmesiyle belli bir süre sonra rahim iç tabakası dökülmeye başlar. Bu dökülme kanamayla birlikte olur. Adet kanaması adı verilen bu kanamayla birlikte rahim iç tabakası yeni adet döngüsündeki muhtemel bir gebelik için tekrar hazırlanmaya başlar ve yukarıdaki olaylar yeniden başlar.

Her kadın yaşamı boyunca en azından bir kaç kez adetlerinde düzensizlik yaşayabilir. Ancak "adet düzensizliği" tanısı koymak için bu durumun tekrar eden bir nitelik göstermesi gerekir. Aşağıda sıraladığımız belirtiler varsa vakit kaybetmeden bir uzmana görünmek gerekir:

*Adetler 9 yaşından önce başlamışsa,
*16 yaşına kadar meme gelişimi, tüylenme, vücut şeklinin değişmesi gibi değişiklikler başlamamış ve henüz adet görülmemişse
*18 yaşına gelindiğinde değişiklikler başlamış, ancak henüz adet görme gerçekleşmemiş ise,
*Adet kanamaları 21 günden daha sık ya da 35 günden daha uzun aralıklarla oluyorsa,
*Adet kanamaları 7 günden uzun ya da 1 günden kısa sürüyorsa
*İki adet arasında kanamalar, lekelenmeler oluyorsa
*Adet kanamaları aşırı miktarda oluyorsa

Filiz İçke
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Forum Ana Sayfası » Genel Cinsel Sorunlar







- Sal Mar 02, 2010 6:18 pm


75 yaş üzeri nüfusta her yüz kişiden 13'ünün ortak sorunu olan gaita kaçırma, en az idrar kaçırma kadar yaygın görülen bir sağlık problemi. Hastaların önemli bir bölümü utandıkları için durumu yakın çevrelerine bile anlatamıyor.

Ülkemizde tüm nüfusun yüzde 3.3'ü ve 75 yaş üzeri her 100 kişiden 13'ünün dışkı (gaita) kaçırma sorunu var.

Dışkı kaçırma sorununun, idrar kaçırma kadar rahat ifade edilemediğini ancak en az onun kadar yaygın olduğunu ifade eden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Kliniği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Bor, "Bu sorun tedavisi mümkün olmakla birlikte stres uyandıran, ne yazık ki sıklıkla gizlenen, hekime veya yakın çevreye dahi anlatılamayan bir utanç kaynağıdır. Sosyal yaşamı kısıtlar. En sık nedeni doğumda ortaya çıkan sorunlar olduğundan kadınlarda daha fazla rastlanır. Ayrıca fiziksel sınırlılık bulunanlarda, ileri yaşta, genel sağlık durumu bozuk olanlarda da sıktır" diyor.

Üç şekilde görülüyor:

Pasif: Gaz veya gaitanın (dışkı) istemsiz ve hissedilmeden kaçırılması.

Acil (ani dışkılama gereksinimi): Dışkı tutulmak istense de başarılamamasından kaynalanır. Makat kasları bozukluğu, ishal veya kalın barsak son kısmının kapasitesinin azalması nedeniyle oluşabilir.

Sızdırma: Gaita sızıntısı (iç çamaşırının kirlenmesi) fakat bununla birlikte normal boşaltma vardır. Tamamlanamamış, yetersiz dışkılama ve/veya yetersiz dışkılama duyumundan kaynaklanır.

Tanı:

Kalın barsakların son kısmının incelenmesi (rektosigmoidoskopi) ve manometri, anal ultrason, elektromiyografi gibi bazı teknikler tanıya yardımcı olur.

TEDAVİ BAŞARISI YÜKSEK

Gaita kaçırmada tedavi başarısının yüzde 70'lere yaklaştığını belirten Prof. Dr. Serhat Bor, "Öncelikle kilonuzu kontrol edin, aşırı kilo makat kaslarınıza fazla yük getirecektir. Daha sonra bazı egzersizlerin ve ardından da güven duyma yaklaşımının izlenmesi önerilir" diyor.

Dışkı tutma egzersizleri:

Makat kaslarınızı güçlendirmek için 3 aşamalı bir egzersiz uygulamanız gerekiyor:

1) Otururken, ayakta veya yatarken dizlerinizi ayırın. Makat kaslarınızı kasabildiğiniz kadar kasın, yukarı çekin. Sıkılı durumda 5 saniye tutun, 10 saniye gevşetin 5 kere tekrarlayın.

2) İkinci aşamada makat kaslarınızı en fazla sıkabildiğinizin yarısı kadar sıkın ve ne kadar sıkılı tutabildiğinizi ölçün; 10 saniye gevşetin. 5 kere tekrarlayın.

3) Üçüncü aşamada kaslarınızı kasabildiğiniz kadar hızlı ve güçlüce sıkın ve gevşetin. Bunu yoruluncaya kadar kaç defa yaptığınızı sayın. 5 defa tekrarlayın. Kaslarınız güçlendikçe 5 saniyeden daha fazla sıkabildiğinizi ve daha fazla sayıda yorulmadan hızlıca sıkabildiğinizi hissedeceksiniz.
Egzersizlerin makat kaslarını güçlendirmesinin zaman alacağına dikkat çeken Prof. Dr. Serhat Bor, "Kaslarınızın yeterli derecede güçlü olabilmesi için bu egzersizleri aylarca yapmanız gerekecektir. Kaslarınız güçlendikçe egzersiz kolaylaşacaktır" diyor.

Kendine güven egzersizleri:

Gaita kaçırmanın tedavisinde makat kaslarının güçlendirilmesi kadar kişinin kendine güven egzersizlerini düzenli yapması da büyük önem taşıyor. Bu egzersizler de şöyle yapılıyor: Dışkılama ihtiyacı hissettiğinizde, tuvalete oturun ve dışkılamadan önce bir dakika bekleyin.

Zamanla bu süreyi önce 5, sonra 10 dakikaya çıkarın. (Yanınıza gazete, dergi vs almanız bu zamanı geçirmekte yardımcı olabilir). Bunu başardıktan sonra artık yatak odasında oturup bekleyebilirsiniz. Kaslarınız güçlendikçe 10 dakikadan daha fazla süre dışkınızı tutabilecek ve daha güvende hissedeceksiniz. Tuvalet ile aranızdaki mesafeyi artırın. Böylece kendinize güveniniz artacaktır.

Telefonla randevu alabilirsiniz

Ülkemizin gaita kaçırma konusunda özelleşmiş ilk ve tek tedavi birimi, Ege Üniversitesi Gastroenteroloji Kliniği bünyesinde hastalara hizmet veriyor. Hekimler, hemşireler, teknisyenlerden oluşan konusunda uzmanlaşmış büyük bir ekip tarafından yürütülen tedavilerde ulaşılan başarı oranı yüzde 70'lere varıyor.

Randevu sistemi ile çalışan birime ulaşmak için 390 34 76, dahili 118 numaralı telefonu aramak yeterli.

Düzensiz adet ihmale gelmez

Düzensiz adet gören kadının mutlaka bir uzman tarafından muayene edilmesi ve durumunun etraflıca değerlendirilmesi gerekir. İhmal edilen düzensiz adet, erken tanıyla tedavi edilebilecek birçok hastalığın kalıcı olarak yerleşmesine neden olabilir

Üreme çağında olan bir kadında ortalama 28 günde bir tekrar eden sürece "adet döngüsü" adı verilir. Adet döngüsü; son adet tarihinin ilk gününden bir sonraki adet tarihinin ilk gününe kadar geçen zamanı ve bu zaman içinde kadın vücudunda gerçekleşen olayları ifade eder. Bir adet döngüsü genellikle 28 gün sürmekle birlikte 21-35 gün arası da normal sayılmaktadır.

Adet kanamaları ortalama 4 gün boyunca sürer, 1 ve 7 gün arası süren kanamalar da normal kabul edilir. Sağlıklı her kadında adet kanamaları ergenlik dönemine geçişle başlar ve vücudun artık yumurta hücresi üretmediği menopoz dönemine kadar devam eder. Bu zaman dilimi içinde gebelik dönemi ve emzirme boyunca kanamalar geçici bir şekilde duraklar.

Sağlıklı adet görmeyi; 21-35 gün aralıklarla, ortalama 2-7 gün arasında süren, kanamanın başlangıçta az olduğu sonra artarak tepe noktaya vardığı ve sonunda tekrar azalarak bittiği bir durum olarak tanımlayabiliriz.

Neden adet kanaması olur?

İki adet kanamasının ilk günleri arasında kalan ve döngünün amacı rahimi gebeliğe hazırlamaktır. Bu döngünün düzenli olarak işlemesine hem fizyolojik hem de ruhsal süreçler katkıda bulunur: Her adet kanamasının ilk gününde beyinde bulunan hipofiz adlı salgı bezinden salgılanan bir hormonun etkisiyle yumurtalıklardan birinin içinde bir yumurta hücresi olgunlaşmaya ve östrojen hormonu üretmeye başlar.

Bu hormon rahim iç tabakasının kalınlaşmasından ve gebelik için ön hazırlıkların tamamlanmasından sorumludur. 14 gün süren bu kalınlaşma döneminde yumurta hücresi etrafında sıvı birikimi olur ve yumurtalık yüzeyinde yaklaşık 18-20 mm. çapında içi sıvı dolu olan ve folikül adı verilen sıvı kesesi ortaya çıkar. Bu olaylar esnasında hipofizden salgılanan diğer bir hormonun kanda seviyesi belli bir aşamaya yükseldiğinde bu gelişen folikül çatlar ve içindeki olgunlaşmış yumurta hücresi serbest kalır. Bu hücre Fallop tüpü içine girerek burada ilerlemeye başlar. Fallop tüpü içinde yumurta hücresi bir sperm hücresiyle karşılaşır ve döllenme gerçekleşirse gebelik başlar.

Yumurtlama gerçekleştikten hemen sonra kanda östrojen hormonuna ek olarak progesteron hormonu da yükselmeye başlar. Bu hormon rahim iç tabakasını döllenen yumurtanın yerleşmesi ve gebeliğin devam etmesi için uygun hale getirir ve bir anlamda östrojen hormonunun burada yaptığı ön hazırlıkları tamamlar. Gebelik oluşmazsa kanda hormon seviyelerinin düşmesiyle belli bir süre sonra rahim iç tabakası dökülmeye başlar. Bu dökülme kanamayla birlikte olur. Adet kanaması adı verilen bu kanamayla birlikte rahim iç tabakası yeni adet döngüsündeki muhtemel bir gebelik için tekrar hazırlanmaya başlar ve yukarıdaki olaylar yeniden başlar.

Her kadın yaşamı boyunca en azından bir kaç kez adetlerinde düzensizlik yaşayabilir. Ancak "adet düzensizliği" tanısı koymak için bu durumun tekrar eden bir nitelik göstermesi gerekir. Aşağıda sıraladığımız belirtiler varsa vakit kaybetmeden bir uzmana görünmek gerekir:

*Adetler 9 yaşından önce başlamışsa,
*16 yaşına kadar meme gelişimi, tüylenme, vücut şeklinin değişmesi gibi değişiklikler başlamamış ve henüz adet görülmemişse
*18 yaşına gelindiğinde değişiklikler başlamış, ancak henüz adet görme gerçekleşmemiş ise,
*Adet kanamaları 21 günden daha sık ya da 35 günden daha uzun aralıklarla oluyorsa,
*Adet kanamaları 7 günden uzun ya da 1 günden kısa sürüyorsa
*İki adet arasında kanamalar, lekelenmeler oluyorsa
*Adet kanamaları aşırı miktarda oluyorsa

Filiz İçke





Başa dön
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder  Cevap Gönder

Forum Seçin:  





Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Forum Kullanımı
• Şikayet
• Forum Kuralları
• Forum Hakkında
• Duyurular
• Bilişim Suçları
Sağlık Köşesi
• Stres
• Obezite
• Kanser
• Genetik
• Genel Sağlık
• Gebelik
• Ergenlik
• Çocuk Sağlığı ve Eğitimi
• Cinsellik
• Beslenme
• Bebek
• AIDS
Kadın ve Erkek
• Kadın
• Erkek
Genel Konular
• Üyeler Konuşuyor soru soruyor
• Tanışma Köşesi
• Dertlerinizi Paylaşın
Anksiyete / Kaygı Bozuklukları
• Travma Sonrası / Akut Stres Bozukluğu
• Takıntılarımız (Obsesyon & Kompulsiyonlar)
• Panik Bozukluk (Atak)
• Genel Kaygı / Anksiyete Bozuklukları
• Fobilerimiz (Özel ve Sosyal Fobi)
Duygu Durum Bozuklukları
• Depresyon
• Bipolar Bozukluk
Şizofreni ve Diğer Psikotik Bozukluklar
• Şizofrenik Bozukluk
• Şizoefektif Bozukluk
Bebeklik & Çocukluk ve Ergenlikte Teşhis Edilen Bozukluklar
• Öğrenme Bozuklukları
• Zeka Geriliği
• Tik Bozuklukları
• Konuşma Bozuklukları
• Dışa Atım Bozuklukları
• Dikkat Eksikliği ve Yıkıcı Davranış Bozuklukları
• Çocuklukta Yaygın Gelişimsel Bozukluklar
• Beslenme Bozuklukları
Evlilik & Aile & Arkadaş & Flört
• İlişkiler
• Eş Tutumları
• Eş Seçimi
• Evlilik Sorunları
Seksüel ve Cinsel Kimlik Bozuklukları
• Genel Cinsel Sorunlar
Kişilik Bozuklukları
• Kişilik Bozuklukları
Yeme ve Dürtü Kontrol Bozuklukları
• İnternet Bağımlılığı
• Yeme ve Dürtü Kontrol Bozuklukları
Uyku Bozuklukları
• Uyku Bozuklukları
Genel Psikoloji Konuları / Sorunları
• Türkiye'de Psikoloji
• Spor & Psikoloji
• Psikolojik Testler
• Genel Psikoloji
Tedavi Biçimleri
• İlaç Tedavisi
• Psikoterapi
• Hipnoz & Hipnoterapi
• Doğal Bitkiler
• Analitik Yönelimli Psikoterapi
• Alternatif Tıp
Madde, Sigara Kullanımıyla İlgili Bozukluklar
• Sigara
• Madde Bağımlılığı
Somatizasyon Bozuklukları
• Psikosomatik Bozukluklar
Deliryum & Dementia & Amnezi ve Diğer Bilişsel Bozukluklar
• Bilişsel Bozukluklar
Eğitim Konuları
• Psikolojik Danışma ve Rehberlik
• Okul Başarısızlığı
• Eğitim Sistemimiz ve Üniversite Sınavları
İnsan Kaynakları
• İşyeri Sorunları
• Kişisel Gelişim
• Kariyer Planlama
• CV Hazırlama
Serbest Bölge
• İlginç Olaylar
• Teknoloji
• Paylaşım Köşesi
• Hobiler
• Hikayeler & Yazılar
• Her Telden
• Haberler
• Gülmece Eğlenmece
Kültür Sanat
• Şiirler
• Yazılar
• Sinema
• Sergi
• Sahne
• Müzik
• Kültür Sanat
• Güzel Sanatlar
• Genel Kültür
• Etkinlikler
• Edebiyat
Yaşam
• İnsanlar
• Ünlüler
• Moda
• Lezzet
• Hayvanlar
• Gezi
• Alışveriş
Felsefe / Sosyal Bilimler
• Felsefe & Sosyal Bilimler

Psikoloji Anket
Psikolog veya Psikiyatr'a gidememenizin en önemli nedeni nedir?

Danışma ücretleri çok yüksek
Yaşadığımız yerde yok
Onlara Güvenemiyorum
Damgalanmaktan korkuyorum
Kime gideceğimi bilemiyorum



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy 1308
Hit
Pazartesi172
Salı154
Çarşamba218
Perşembe62
Cuma159
Cumartesi113
Pazar166
Toplam:446784
En Çok:1760


 
Üye Olun
Kayıp Şifre

 
Üyelik:
Bugün: 0
Dün: 0
Bekleyen Üyelik(ler): 0
Toplam Üye Adedi: 425
En Son Üye: azeril55

En Fazla Bağlı:
Misafir(ler): 227
Üye(ler): 1
Toplam: 228

Şu An Bağlı:
Misafir(ler): 15
Üye(ler): 0
Toplam: 15

Son Eklenen Haberler
 Çocuğunuzu psikolojik olarak okula hazırlayın
 Aşkın yanlışı da var!..
 Batı Nil'e bir kurban daha!
 Burkulan ayağa masaj yanlış
 Bekaret tabusu
 Erken boşalan erkeklerin ortak özellikleri
 Günde bir öğünden fazla tüketmeyin
 Aile hekimliği başvuruları sürüyor
 “Çocuklar Hep Gülsün”
 Kadınların en büyük korkusu
 Karnı mı ağrıyor?
 Yorgunluğu üzerinizden atın!
 Kendinizi seksi hissetmenin yolları
 Sağlıklı olmak artık daha kolay
 Folik asitin önemini biliyor musunuz?
 Erkek çocukları cinselliği bilmiyor
 Reflüyle baş edebilirsiniz
 Bayram'da kilo almamak için
 O tam 350 kilo!
 Eyvah! Terk edildim!
 O bir kanser savaşçısı
 Üç erkekten biri hiperaktif!
 Bayram sıcak geçecek
 Çift cinsiyetli kişinin büyük dramı
 En iyi seksin saati kaç?
 Sivrisinek ısırığı diye umursamadı!
 Sporcuların maruz kaldığı hastalık
 Sıcak havalarda artış gösteren vaka
 Oruç tutanlar bayramda dikkat!
 “Koku” bizi nasıl etkiliyor?
 Otizm engelli çocuklar yaz kampında
 Kaygı gerekli ama sınırda olursa
 Strese karşı bir dilim kavun
 Depresyon bunama riskini artırıyor
 Manik-depresif yaz aylarında artıyor
 Uyuşturucu kullanımı artıyor
 'Gül yağı' depresyonda etkili mi?
 Otizmin karmaşık yapısı çözülemiyor
 Şizofreni hastalarına aile uyum evleri
 Kadın mı daha takıntılı, erkek mi?

Son Eklenen Forumlar
 intihar edicem:(:(:(
 Hastalığı ne olabilir?
 merhaba
 “Kardeşini doğurmak,”
 güneşli gülüşlerimi çok özledim
 Eğitim Arttıkça Tükenmişlik Artıyor.
 Hipnoz Eğitimi
 Uyku Sorunları Aileden Miras Kalıyor!
 Erkeklerin kadınlardan daha çok anlaşılmaya ihtiyacı var.
 Moderatör alımları başladı..
 Çocukların sorduğu soruları geçiştirmeyin.
 Virüslü sistemi kurtarmak.
 Tatilde Yorulan Beyninizi Dinlendirme Yöntemleri.
 Kırık not depresyona neden olabilir.
 Sürekli Yorgun mu Hissediyorsunuz?
 KARNE ZAMANI.
 Aldığım Kararları Sürekli Erteliyorum.
 merhabalar
 Bilgisayar virüsü insana bulaştı.
 Hafta sonu avı siz olmayın .
 İnternet 6 lira oluyor.
 3 Dakikada pişen makarna!
 Cep virüslerine dikkat!
 Lağımda yaşayan gizli topluluk!
 Otomobil sahiplerine koltuk şoku!
 Çocuğunuza borç bırakmak istemiyorsanız.
 Vücudun Strese Verdiği Tepki: SOMATİZASYON.
 İş kuranlara karşılıksız 27 bin lira destek .
 YENİ SOYGUN YÖNTEMİ...! DİKKATLİ OLALIM....! UYARALIM....!
 KİMLİK FOTOKOPİSİ KULLANIRKEN UYANIKLARA YEM OLMAYIN !
 Bayat Ekmekleri Değerlendirelim....
 Club armonia' da tatil yapmak istermisiniz ?
 Gençleri kandırıyorlar..
 Gençlerde Yeni Hastalık"Uyurken Mesaj Yazma"
 imdat artık panik atak
 Megan, Gürsel ve Rengin hanıma
 Dini takıntıı ! yardım edin hayattan kopmus durumdayım...
 Özür Kadını Sakinleştiriyor .
 Uzun Evliliğin Sırrı İyi Kavga Edebilmek.
 Intihar Düşüncesi ölçeği (idö)...


Psikoloji PORTALI`mızda hem bilgi alışverişi yapabilecek hem de sağlık içerikli aradığınız ve merak ettiğiniz bir çok makale ile karşılaşabileceksiniz. Ayrıca Web sayfamız forum bölümü ile zenginleştirilmiş bulunup birbirinden çeşitli içerikle ziyaretçilerimizin fikirlerini, yorumlarını ve düşüncelerini paylaşabileceği bir platformdur, Psikoloji PORTALI Yönetimi.

Bu sitede yer alan bilgiler bir hekime danışmanın yerine geçmez.




Forum Arşiv - Haber Arşiv - Forum Arşiv - Forum Bölümü - Forum Bölümü - Haber Arşiv  

Haber Haritası